and so - Türkçe İngilizce Sözlük

and so

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"and so" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
and so bağ. bu nedenle
And so, let me conclude by reiterating my appeal to the Commission and the Council.
Bu nedenle, Komisyon ve Konsey'e yaptığım çağrıyı yineleyerek sözlerime son vermek istiyorum.

More Sentences
and so bağ. ve böylece
It is asking for fraud, and so the next food scandal is already in the making.
Hileye davetiye çıkarıyor ve böylece bir sonraki gıda skandalı şimdiden ortaya çıkmış oluyor.

More Sentences
and so bağ. ve bu nedenle
It has not done so to date, and so no disruption of the free movement of goods can have occurred.
Bugüne kadar bunu yapmamıştır ve bu nedenle malların serbest dolaşımında bir aksama yaşanmış olamaz.

More Sentences
and so zf. vesaire
and so zf. ve bunun gibi
and so bağ. ve dahası
and so bağ. ve de
and so bağ. o halde
and so bağ. ve dahası o halde
Dilbilim
and so bağ. ve sonra

"and so" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 96 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
so and so i. filan
so and so i. filan filan adam veya şey
so and so i. keza
so and so i. filan adam veya şey
so and so i. falan
so and so i. vesaire
so and so i. nitekim
so and so i. keza falan
so-and-so i. falanca
so-and-so i. bilmem kim
so-and-so i. filanca
so-and-so i. falan
so-and-so i. filan kişi
so-and-so i. filan
jammy so-and-so s. şanslı
so-and-so s. kahrolasıca
so-and-so s. sefil
so-and-so s. lanet olası
so-and-so s. aptal
thus and so zf. böylece
and so on zf. ve benzerleri
and so on zf. ve benzeri şeyler
thus and so zf. öyle
and so forth zf. ve başkaları
and so on zf. ve saire
thus and so zf. öylece
and so on zf. filan
thus and so zf. o şekilde
and so forth zf. ve benzerleri
and so forth zf. ve benzeri
thus and so zf. böyle böyle
and so on zf. vs
and so on zf. vb
thus and so zf. şu şekilde
thus and so zf. şöylece
and so on zf. falan filan
and so forth zf. vesaire
and so forth zf. filan
thus and so zf. bu şekilde
and so forth zf. bu tarzda vesaire
and so on zf. vesaire
and so on zf. filan falan
and so forth zf. falan
thus and so zf. şöyle
and so forth zf. vesaire vesaire
thus and so zf. böyle
and so on zf. ve diğerleri
and so on zf. ve benzeri gibi
and so on zf. buna benzer
and so on zf. ve benzeri
and so forth zf. ve saire
and so forth zf. ve benzeri gibi
so-and-so zf. belirsiz şekilde
so-and-so zf. belirtilmemiş şekilde
İfadeler
thus and so expr. filan filan
so on and so forth expr. vesaire (vs.)
Konuşma Dili
and so it shall be expr. bundan sonra da böyle olacak
and so it shall be expr. bu şimdiye kadar hep böyle oldu
and so on expr. bu ve bunun gibi
so-and-so expr. şu bu
so-and-so expr. elalem
and so on and so forth expr. falan feşmekan
and so on and so forth expr. falan
and so on and so forth expr. falan
and so on and so forth expr. vesaire
and so on and so forth expr. ve benzeri şeyler
and so on and so forth expr. filan
and so on and so forth expr. falan filan
you so-and-so exclam. hay ben senin
you so-and-so exclam. sen var ya sen
Deyim
and so forth expr. benzeri
and so forth expr. işte bunun gibi
and so forth expr. vesaire
so near and yet so far expr. dokunacak kadar yakın ama bir o kadar uzak
so near and yet so far expr. bir şeyi başarmaya çok yaklaşıp sonunda başarısız olma
so close (and) yet so far expr. çok yaklaşıp ucundan/kıyısından dönme
so close (and) yet so far expr. dokunacak kadar yakın ama bir o kadar uzak
so close (and) yet so far expr. bir şeyi başarmaya çok yaklaşıp sonunda başarısız olma
so long, and thanks for all the fish expr. hoşça kalın ve her şey için teşekkürler
so long, and thanks for all the fish expr. elveda
so long, and thanks for all the fish expr. hoşça kal
so close (and) yet so far expr. hem çok yakın/yaklaşmış, hem çok uzak/zorluklarla dolu
so long, and thanks for all the fish expr. hoşça kalın
so long after sunset and so far from dawn expr. gün batımından çok sonra ve şafaktan çok uzakta
so long after sunset and so far from dawn expr. gecenin ilerleyen saatlerinde
so long after sunset and so far from dawn expr. gecenin bu saatinde
Konuşma
and rightly so expr. ve iyi de etti
and rightly so expr. ve haklıydı da
and so I pronounce you man and wife expr. ben de sizleri karı koca ilan ediyorum
and so on expr. falan feşmekan
Ticaret/Ekonomi
failure or failures to be so true and correct i. bu doğruluk şartına bir veya birden fazla noktada uyulmamış olması
İngiliz Argosu
so-and-so i. adi kişi
so-and-so i. alçak kimse
Modern Argo
and so it begins expr. ve işte böyle başladı/başlar
and so on and so forth expr. dıdısının dıdısı
and so yeah exclam. öyle işte